Whatsapp Durum Sözleri

Son laf bükücü…

Sözün bittiği yerde bekliyorum.

Ne haliniz varsa gülün.

Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir.

Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.

Öp beni, bu bütün soruların cevabı olur.

Baktın olmuyor, daha çok bak.

Hakkıdır paraya tapan milletimin istismar.

Ağlama sevgilim ıslanıyorum.

Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.

Varsayalım yokuz!

Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.

Kader satılmıyor ki iyisini alalım.

Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.

Ayrılık dayanılır gibi değil, değil mi?

Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.

Kaleciyle karşı karşıya…

Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.

Hep kazanıyorsun, ey çözümsüzlük.

Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.

Bence şimdi sen de herkes gibisin.

Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.

Türkiye güzel ülke de, çevresi kötü.

Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.

Oynamazsan kazanamazsın.

Aşk, kalbi geleceğe örgütleyen siyasettir.

Haberim yokmuş gibi sev.

Atom fiziğine de profesörlüğü de lanet olsun.

Serçe gibisin kardeşim.

Bin “günahın” olsa da bana, bir “gün ah’ım” yok sana.

Çirkin ve beyinsiz…

Tükürmekle söner mi hiç can yangını?

Truth, hurts.

Bende duran zaman sende nasıl geçiyor?

Velev ki konuştuk?

Ey akıllı telefonlu Türk Gençliği!

Altar’ın oğlu Tarkan.

Ehemmiyetsizleştirmemeliyim diyorum bazen. Lakin…

Haydi Söyle!

Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.

Durumum yok, yazamıyorum.

Whatsapp tavuk durum (Ahh şu İngilizce karakterler.)

Sen online ben online, konuşsana layn.

Aşkımızın suya düşeceğini bilseydim, balık olurdum.

Biz kaybettiklerimiziz.

Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.

İnsanlık öldü, katili menfaat!

Hayatımızın en güzel yılları telefonu şarja takmakla geçip gidiyor.

Just Sleeping

Unutamam ama çok iyi unutmuş numarası yaparım.

İyi mi böyle?

Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.

Kuşlar güzel, hayat uçuyor.

Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.

Şarap olayım, şerefe kaldır beni.

Birinin seni hiç unutmamasını istiyosan, ondan borç al.

Durum murum yok.

Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.

Çalgıcı karısı Binnaz.

Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…

Sen çevrimiçi, ben çevrimiçi…

Müzik ruhun gıdasıdır. Karnınızı doyurun gençler.

Neden yazmıyorsun, canımın içi?

Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.

Çiçek versem, kanar mısın?

Dokuz doğurdum yalnızlığında. Gel de sahip çık çocuklarına.

Tek olmak soğuktur, üşüme.

Bizim şiir olduğumuz kalbe, kimse şair olamaz.

Yetersiz bakiye.

Bonibon, bonibon çantada cepte bonibon.

İlgi çekici bir durum.

İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.

Dünyanın en komik durumu.

Uzaktan şöyle bir “sucuk” dersen olabilir.

Sabaha kadar yolu var.

Sanırsın ki meclisteki tasarıya geç kaldı.

Yine de…

Muhabbet ağına giriş için dokunun.

Na-müsait (Müsait değil)

Enektarlar goltuğun altında galık, beni ara!

Büyüdük ve kirlendi dünya…

Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.

Askerdeyim. Sen de gel.

İnsan kör ise güneşin suçu nedir?

Sen ağlama, akar makyajın.

Çünkü sen çölüme kar oldun.

Saçım şekil, önümden çekil.

Olduğu kadar, olmadığı kader…

Buraya yazmak da moda oldu.

Acele işe çünkü benim de çişim geldi.

Mai kadar kalbimdeki yerin.

Buralar bir zamanlar hep tarlaydı.

Gazozuna hiç ilaç atan oldu mu?

Bi tanısan sende çok söversin.

Aferin kirpik, gözüme girdin!

Sanmıyorum ama iyi geceler.

Büyüdük ve kirlendi dünya…

Aşkın her halini gördüm, artık ne hali varsa görsün.

Sen ağlama, akar makyajın.

Bana da yazıklar olsun; çağırsan yine geleceğim.

Her dost dosdoğru dost olmuyor.

Kırılacak 206 tane kemiğiniz varken, aptalın biri gelir kalbinizi kırar.

Sözün bittiği yerde bekliyorum.

Yağ satardık, bal satardık; ne güzel yıllardı kimsenin kimseyi satmadığı…

Sanmıyorum ama iyi geceler.

Bugün yine en çok satanlar listesinde insanlar var.

Kader satılmıyor ki iyisini alalım.

Gidişine illa bir isim koyulacaksa Mal Kaybı diyelim.

Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir.

Tek ihtiyacım neydi biliyor musun? Bir papatya yaprağı daha…

Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir.

Gülmüyorsun ki. Gülsen kapanacak yüreğimde açtığın yara…

İnsan kör ise güneşin suçu nedir?

Allah’ım sen bana doğru yolu göster, o mal beni bulamaz.

Baktın olmuyor, daha çok bak.

Sen güzel ve zeki bir kadın istersin ama arkanı anan toplar.

Erkekler ikiye ayrılır maç yaparlar.

Bir tek ben akıllıyım. Geriye kalan herkes geri zekâlı…

Dal rüzgârı affeder ama kırılmıştır bir kere.

Ben sana kendine gel diyorum. Bana gel demiyorum.

Ve aşk; Bizans kadar kahpe artık…

Bana müsaade ben dokunamıyorum, yazdıklarım dokunsun.

Seni anlatabilmek susmaktan geçiyor bu aralar.

Beş kuruşluk insanların milyonluk tavırlarına hastayım.

Yanaklarım varken canımı sıkman çok saçma.

Beyinlerimiz savaşsın isterdim ama görüyorum ki silahsızsın.

Bence şimdi sen de herkes gibisin.

İnsanı iki şey ayakta tutar; biri sol diğeri sağ ayak.

Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder.

Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi hiç.

Tükürmekle söner mi hiç can yangını?

Herkesin derdi farklı tabi kiminin ekmeği bayat, kiminin pırlantadaki taşı ufak…

Aşk mı para mı? – “Aşk” olsun tabii ki de para.

Bu hayatta gülmemi isteyen tek kişi fotoğrafçıydı.

Kim vurduya gittim, birazdan dönücem.

Birinin seni hiç unutmamasını istiyosan, ondan borç al.

İnsanlık öldü, katili menfaat!

Facebook Twitter instagram Google+ Pinterest Youtube
Hesaplarımızdan Takip Ederek Bize Destek Olunuz
Yorumlar